YORULDUM....
6/11/2009 ·
İnsan yaratılmışların en şereflisi,en yücesi.İnsan yaratılmışların en aşağılık olanı,en iğrenci.
İnsanın insana ve diğer canlılara verdiği zararı başka hiç bir canlı veremiyor.
İnsanları anlamaya çalışmaktan yoruldum.
Laftan anlamayan insanlara bir şeyler anlatmaya çalışıp çalışıp her seferinde kendimi duvarla konuşuyor gibi hissetmekten yoruldum.
Her gün gazete ve televizyonlarda cinayet,hırsızlık,tecavüz ve bin bir türlü vicdansızlık örneğini görmekten yoruldum.
Hayatta tek düşünceleri cinsel dürtüleri ya da para olan insan kılıklılardan sıkıldım.
Bir türlü anlayamadım bir insan nasıl bir kötülük yaptıktan sonra rahat rahat ben de insanım diye ortalıkta dolaşabilir.
Benim aklım almıyor,kalbim kabul etmiyor.
Sana sığınıyorum Allah ım.
Dünyadaki kalpleri kör olmuş,hissetmeyi,sevmeyi,merhameti,utanmayı unutmuş tüm insan kılıklıları sana havale ediyorum.
Sen onların kalplerini ya ıslah et,ya da bu insan kılıklıların kendi tasarladıkları tuzaklara kendilerinin düşmesini sağla ve masum insanlara zarar vermelerine engel ol.+078.jpg)
Yorum (0) Yorum yaz!
BANA GÜVEN
27/10/2009 ·
BANA GÜVEN
Sen , hey sen
En son giden sen
Sen olmayacaksın bana güven istersen
Ne canım böyle yanıp coşacak
Ne bu mevsim hep kış kalacak
Yeniden bulacak birini bu kalp bulacak
O da gitse son olmayacak bana güven istersen
Aynı deftere , aynı deftere isimler yazacak ellerim
Yanınıza sevgililer , yeni sevgililer seçecek geceler bilirim
Zor gelecek, çok zor gelecek bazen dostlarım bile
En son sevdiğin inan ben olmayacağım bana güven
Yaz ortasında için bir anda ürperecek
Bir gülecek bir küseceksin ama geçecek
Aşk kendini, aşk bizleri zar zor temize çekecek
Senin de boynu bükük bir defterin olacak birgün
Bana güven
Söz: Mete Özgencil
Bana güven!Peki kime?Daha kaç yüreği sindirebilir bu yürek.İşte bunu bilmiyorum.
Yürek kırgın.Yürek küskün.Yürek yorgun.
Böyle olmamalıydı.
Yorum (0) Yorum yaz!
PARÇALANDIM....
17/10/2009 ·
Parçalandım
Ve her bir parçamı ayrı yere bıraktım
Birini açık denizlerin en derin yerine attım
Kürek çektim, uzaklaştım, dönüp arkama bakmadım bile
Birini yüksek dağların zirvesine çıkardım
Hiç kimse kurtarmasın, kurda kuşa yem olsun diye
Birini hiç unutmadığım o küçük şehirde bıraktım
Dönemedim, kimbilir, belki dönsem de bulamazdım
Önce savruldum yok oldum
Sonra dinlendim duruldum
Ve her giden parçam yerine
Yenisini doğurdum
Daha güçlü, daha sakin
Daha mutlu, daha suskun
Daha olgun, daha kırgın
Daha yalnız, daha yorgun
Birini tandık bir vişne ağacının dibine ektim
Soramadım filizlendi mi, sürgün verdi mi
Birini çok sevdiğim bir dostta unuttum
istedim, geri vermedi, meğer benden pek haz etmezmiş
Birini büyük bir aşk uğruna ateşlere attım
Bilerek, isteyerek, ama asla pişman olmadım
Söz Candan Erçetin
Müzik Alper Erinç
Yorum (0) Yorum yaz!
UZUN İNCE BİR YOLDAYIM
9/10/2009 ·
Uzun İnce Bir Yoldayım
Gidiyorum Gündüz Gece
Bilmiyorum Ne Haldeyim
Gidiyorum Gündüz Gece
Dünyaya Geldiğim Anda
Yürüdüm Aynı Zamanda
İki Kapılı Bir Handa
Gidiyorum Gündüz Gece
Uykuda Dahi Yürüyom
Kalmaya Sebep Arıyom
Gidenleri Hep Görüyom
Gidiyorum Gündüz Gece
Kırk Dokuz Yıl Bu Yollarda
Ovada Dağda Çöllerde
Düşmüşüm Gurbet Ellerde
Gidiyorum Gündüz Gece
Düşünülürse Derince
Uzak Görünür Görünce
Bir Yol Dakka Miktarınca
Gidiyorum Gündüz Gece
Şaşar Veysel İş Bu Hale
Kah Ağlaya Kahi Güle
Yetişmek İçin Menzile
Gidiyorum Gündüz Gece 
kapıldık bir hayale geldik gidiyoruz işte..
hep gariptim şu dünyada,yine garibim,yine de garip..
aradım durdum ben kimim,neyim,nedendir varlığım,hayırmıyım,şermiyim..
yaşadım sandıklarım gerçek mi,yoksa bir garip düştemiyim..
Yorum (0) Yorum yaz!
FARK VAR!
6/10/2009 ·

Yukarıdaki resimde ne görüyorsunuz?
Kimine göre; Sadece bir yaprak.
Kimine göre; İçinde kloroplast denilen çok küçük yapılar olan ,bu kloroplastlar sayesinde güneş ışınlarını bir panel gibi toplayıp, kollektör gibi enerjiye dönüştürerek bitkinin ihtiyacı olan besini üreten,bitkinin bir parçası.
Kimine göre; Allah'ın sonsuz gücü.
.....
Bakmak ile Görmek arasındaki fark!
Yukarıdaki resimde tebessüm eden bir kişi görülüyor.Peki bu kişi sizce ne hissediyor?
Kimine göre; O kadar mutlu ki mutlulukten neredeyse gülerken ağlıyor.
Kimine göre; O kadar mutsuz ki acınacak hale gülüyor.
Kimine göre; yüzünde ağlamak ile gülmek arasında karışık bir ifade ne yapacağını düşünüyor.
....
Yaşamak ile Hissetmek arasındaki fark!
Bilmek ile Uygulamak arasındaki fark ise esas temel problem.
Hayatta çok şey öğrenmiş olabilirsiniz.Ama bazen uygulamak zor gelir.Bazen bildiklerinizi uygulayabilme gücünü bulamazsınız kendinizde.İşte o zamanlarda durup sakin bir nefes almak gerekiyor ,oksijeni olabildiğince içimize çekmek.Mola vermek düşünmeye.Olabildiğince sakinleşmek.Ama asla herhangi bir madde,alkol ya da sigara ile beyni uyuşturmak olmamalı sakinleşmenin yolu.Deniz kenarında bir yürüyüş mesela,güneşin batışını seyretmek,uzun zamandır isteyip de almadığımız bir şeyi almak,samimi bir dost ile telefonda veya yüzyüze uzun uzun sohbet etmek,yardıma ihtiyacı olan bir insana yardım etmek,dergi ve televizyonlarda benimsetilmeye çalışılan incecik zarif mankenlere inat canımız çektiği kadar çikolata yemek (..ki benim yapmaktan en çok keyif aldığım şey kilolarımdan da anlaşılacağı üzere bu).
Hayatta her şey var.Kimi zaman inişler,kimi zaman çıkışlar,kimi zaman da olduğun yerde beklemeler.Tıpkı Candan Erçetin 'in çok sevdiğim şarkısında ki gibi .....
Güneş her akşam batıp hergün doğuyorsa
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa
En derin yaralar kapanıyorsa
En büyük acılar unutuluyorsa
Neden korkulur hayatta söyleyin bana
Elbette bazen çiçek açıp bazen solacağım
Elbette daldan dala konup sonra uçacağım
Elbette bazen hızla dönüp bazen duracağım
Elbette bazen söyleyip bazen susacağım
Yorum (0) Yorum yaz!
HUZUR TESLİMİYETTE,MUTLULUK ŞÜKRETMEKTE
3/10/2009 ·

Vasiyetimdir ; bedenim toprağa karışıp ruhum özgürlüğüne kavuştuğunda mezar taşıma şu cümleyi yazsınlar'' Huzuru Teslimiyette,Mutluluğu Şükretmekte buldu.''
Rabbim beni ne kadar çok sevdiğini biliyorum.Ve sana bütün kalbimle teslim oluyorum.Ben acizim Allah ım.Tıpkı seninde bize bildirdiğin gibi''Olur ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız halbuki hakkınızda o bir hayırdır ve olur ki bir şey'i severseniz halbuki hakkınızda o bir şerdir siz bilmezken Allah bilir''Yaşadığım her şeyin ,şu an için bana acı gibi gelse de benim iyiliğim için olduğunu biliyorum Allah ım.Ve şükrediyorum.Her şey için.
Hak şerleri hayr eyler.
Zannetmeki zulmeyler.
Arif onu seyreyler
Mevla görelim neyler.
Neylerse güzel eyler.
Sen hakk’a tevekkül kıl
Tefviz et ve rahat bul
Sabreyle ve razı ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
Bir işi murad etme
Olduysa inad etme
Haktandır o reddetme
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
Erzurumlu İbrahimHakkı Hazretleri
Yorum (2) Yorum yaz!
KÜÇÜK MUTLULUKLAR
1/10/2009 ·
KÜÇÜK MUTLULUKLAR
Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın
Küçük mutluluklar;
Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul
Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen
Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Hamdi’nin hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil t-shirtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin
Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk
Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların
Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde 
*
*
*
*
*
*
(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum , kendi küçük mutluluklarını yazman , bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle…)
Düş Hekimi Yalçın Ergir
Yorum (0) Yorum yaz!
HAYATA DAİR.....
26/9/2009 ·
Nefsini bilenlerden ol,silenlerden değil.
Ne varsa harap bir kalpte var!
Sabır nedir? Dikene bakıp gülü,geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir.
Sancı çekilmeden doğum olmaz,ana rahminden bebeğe yol açılmaz.Senden yepyeni ve taptaze bir ''sen''zuhur edebilmesi için zorluklara,sancılara hazır olman gerekir.
Ne yöne gidersen git,Doğu,Batı,Kuzey,Güney,çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün.Kendi içine yolculuk eden kişi,sonunda arzı dolaşır.
Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine,teslim ol.Bırak hayat sana rağmen değil,seninle beraber aksın.
Allah,içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür.Tek tek herbirimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz.Yaşadığımız her hadise,atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır.Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser kusursuzluğu hedefler.
Kusursuzdur ya Allah,O nu sevmek kolaydır.Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir.
Nefsini bilen Rabbini bilir.Başkalarıyla değil,sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan ı tanır. 
Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret.Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar,perişan olur onun için.Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı,kırar ve atar.Ya aşırı kıymet verir,ya kıymet bilmeyiz.Aşırılıklardan uzak dur.Sufi ne ifrattadır ne tefritte.Sufi daima orta yerde...
Kainat yekvücut,tek varlıktır.Her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır.Sakın kimsenin ahını alma,bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma.Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi,tüm insanlığı mutsuz edebilir.Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.
Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret.Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi.Ne geleceğimizi bilebilir,ne geçmişimizi değiştirebiliriz.Sufi daima şu an ın hakikatini yaşar.
Kader,hayatımızın önceden çizilmiş oması demek değildir.Bu sebepten ''ne yapalım kaderimiz böyle''deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.Kader yolun tamamını değil,sadece yol ayrımlarını verir.Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.
Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız.Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar,kimimiz ise ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.
Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen HİÇ ol.Menzilin yokluk olsun.İnsanın çömlekten farkı olmamalı.Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil,içindeki boşluk ise,insanı ayakta tutan da benlik zannı değil,hiçlik bilincidir.
Hakk a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir.Tam tersine böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir.Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır,emin bir belde de yaşar.
Hileden,desiseden endişe etme.Eğer birileri sana tuzak kuruyor,zarar vermek istiyorsa,Tanrı da onlara tuzak kuruyordur.Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer.Bu sistem karşılıklar esasına göre işler.Ne bir katre hayır karşılıksız kalır,ne bir katre şer.O nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz.
Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır.Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar.Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır.Hem bütün hiç bir zaman bozulmaz,her şey yerli yerinde kalır,merkezinde..Hem de bir günden bir güne hiç bir şey aynı olmaz.
( Elif Şafak ın Aşk kitabından en sevdiğim sözleri sizlerle paylaşmak istedim sevgili dostlarım.)
Yorum (2) Yorum yaz!
SULAR DURULDU....
7/9/2009 ·
Sular duruldu.
Dingin bir deniz gibiyim şimdi.
Dayanamayacağımı sandığım,paramparça olduğumu hissettiğim onca fırtınadan sonra sonunda yaşanan herşeyin aslında önümde bütün gerçekliğiyle duran hakikate değil de elinde süslü elma şekeri tutan güzel elbiseli -kötü kalpli insan görünümlülere yönelmemden kaynaklandığını anladım.
Keşke yaşanan onca acı yaşanmadan hakikati görebilseydim diyecek gibi oluyorum ama biliyorum ki bu imkansızdı.Kendimi affediyorum.Hatta hayatıma girip hayatımı mahveden bütün insanları da anlıyorum artık.Onlar görevlerini yapıyorlardı aslında.Kötü insanlar boşuna kötülük yapmazlar.Onların görevi yaptıkları kötülüklerle insanlara doğru yolu göstermektir.
Daha basit yaşıyorum artık.Sahip olduğumu sandığım gençlik,güzellik,sağlık,mevki...gibi herşeyin aslında hiçbirine sahip olmadığımı bilerek.Hatta aldığım bir tek nefesin bile.
Başkaları tarafından beğenilmek,takdir edilmek umurumda bile değil.Önemli olan tek şey yaptığım her şeyde benim vicdanımın rahat olması ve benim doğru bir şeyi yaptığıma inanmam.
Öyle güzel güzel kıyafetler giyinmek,süslenmek,havalı görünmek ve ilgi çekmek adına bir şeyler yapmak da sadece birer maske benim için.Önemli olan tek şey insanın özünün güzel olması.Maskeler değişir,maskeler düşer ama öz hep aynı kalır.
Mutluluğu,ne gelecekte,ne parada pulda,ne şan şöhrette,ne güzel arabalar lüks evlerde...aramıyorum artık.Geçmişi değiştiremem biliyorum.Geleceğe ise bir saniye sonrasına bile sahip değilim.Ama şu an benim.Yaşadığım şu anda doğru bir insan olmuşsam mutluyum.
Bizler bu dünyaya tıpkı hayvanlar gibi yiyip içmek ve sadece içgüdülerimizle hareket etmek için gelmedik.Onca kötülüğün içinde iyi olabilmek,pek çok kişi bir değil binbir tane maske takıp çıkarırken maskesiz , özü sözü bir gerçek bir insan olarak yaşayabilmek, yoldan çıkarmaya hazır onca şeyin arasında nefsimize dur diyebilmek çok zor biliyorum.Ve şunu da biliyorum Allah insanları hata yapabilen kullar olarak yarattı.Ama önemli olan insanın doğru bir insan olarak yaşamaya çalışması ve hata yaptığında da bütün kalbiyle pişman olup bir daha yapmamaya çalışması.
Ben mutluluğu Hak yolunda buldum sevgili dostlarım ve umarım bu yoldan bir daha çıkmam.Sizlere de göstermelik,sahte mutlulukların değil gerçek mutlulukların peşinden koşmanızı diliyorum sevgili dostlarım.
Yorum (3) Yorum yaz!
BASİT YAŞAMAK
6/9/2009 ·
BASİT YAŞAMAK
Basit yaşayacaksın.
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
düş hekimi yalçın ergir 
Yorum (0) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »
Son Yazılarım
- YORULDUM....
- BANA GÜVEN
- PARÇALANDIM....
- UZUN İNCE BİR YOLDAYIM
- FARK VAR!
- HUZUR TESLİMİYETTE,MUTLULUK ŞÜKRETMEKTE
- KÜÇÜK MUTLULUKLAR
- HAYATA DAİR.....
- SULAR DURULDU....
- BASİT YAŞAMAK